Hayat Bize Güzel

Yumurtalık kistleri hakkında bilinmesi gerekenler!

Yumurtalık kistlerini takip etmek şart!

Yumurtalık (over)kistlerinin bir çoğu ilaç tedavisi veya ameliyat yapılmadan kendiliğinden birkaç ay içerisinde kaybolur. Ancak bazı kistlerde ilaç veya ameliyat tedavisi gerekebilir.

Yumurtalık kistlerini jinekolojik kontrollerde takip ederek ciddi sorunların önüne geçmiş olursunuz. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tolga Ergin, yumurtalık kistleri, nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Yumurtalık (over) kistleri, bazen sadece sağ veya sol yumurtalıkta bazen de her iki tarafta birden olabilen; içi sıvı dolu kesecikler şeklinde ya da kan veya daha yoğun içerikli, çok çeşitli boyutlarda görülen oluşumlar.
Neredeyse her kadın yaşamında en az bir kez yumurtalık kisti sorunu ile karşılaşıyor. Yumurtalık kistlerinin büyük bir çoğunluğu hiçbir belirti vermiyor ve başka bir nedenle yapılan jinekolojik muayene esnasında tesadüfen saptanıyor.
İşte konuyla ilgili ayrıntılar…

Yumurtalık kistinin varlığı nasıl anlaşılır?
Yumurtalık kisti bulunan hastaların birçoğunda hiçbir şikayet bulunmayabilir. Kistler, muayene veya ultrasonografi sırasında tesadüfen de saptanabilir. Hastaların birçoğun da sadece kasık ağrısı şikayeti vardır. Yumurtalık kistlerine bağlı kasık ağrısı genellikle çok şiddetli değildir. Özellikle oturmak, dizleri karna çekmek gibi karın içerisini sıkıştıran hareketlerde ağrı birden hissedilir.
Ancak kistte yırtılma veya kendi etrafında dönme meydana gelirse; bu durumda aniden başlayan şiddetli kasık ve karın ağrısı, bulantı, kusma, bayılma gibi şikayetler ortaya çıkabilir.

Adet düzensizliği yumurtalık kistlerinden kaynaklanabilir mi?
Adet düzensizlikleri, üreme organları ile ilgili çeşitli problemlerden de kaynaklanabilir. Bunlara organik kökenli adet düzensizlikleri denilir. Rahimde miyom, polip, tümör veya over (yumurtalık) kistleri gibi problemler bu tür adet düzensizliklerine sebep olabilir. Her adet düzensizliği anormaldir ancak her zaman bir patolojiyi, kisti, miyomu ya da kanseri işaret edeceği düşünülmemeli.

Peki, yumurtalık kistleri kanser riski taşır mı?
Çoğu yumurtalık kisti yüzde 80-85 oranında iyi huyludur ve adet gören kadınlarda her yaşta ortaya çıkabilir. Tek taraflı, mobil, nispeten küçük ve düzgün yüzeyli olan kitleler iyi huylu iken; iki taraflı, içi yoğun içerikli, yapışık, düzensiz yüzeyli nispeten büyük ve hızlı büyüme eğiliminde olan kitleler ise büyük olasılıkla kötü huyludur. Ayrıca menopoz döneminde görülen kistlerin kötü huylu olma riski nedeniyle çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Özellikle muayene ve ultrasonda elde edilen bilgiler, ayrıca bazı kan tahlilleri ayırıcı tanı açısından yardımcıdır. Yumurtalık kistleri gebelik sırasında da oluşabilir. İlk gebelik aylarında gebeliğin devamı için gerekli hormonları salgılayan ve çok çeşitli boyutlarda görülen yumurtalık kistleri, gebelik ilerledikçe genelde küçülür ya da kaybolur.

Yumurtalık kisti tanısı nasıl konur?
Yumurtalık kistinin tanısının konmasında nadiren de olsa ultrasonografinin dışında bazen bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MRI) ve kanda tümör belirteçleri incelenerek tedavi için bir karara varılır. Tümör belirteçlerinin yüksekliği ve diğer görüntüleme bulgularındaki kötü huylu olma olasılığının yüksekliği durumunda kistin tedavisi için operasyona karar verilir.

Yumurtalık kistlerinin belirtileri başka hastalıklarla karıştırılabilir mi?
Yumurtalık (over) kistlerine bağlı belirti ve şikayetler başka birçok hastalıkta da görülebilecek belirtilerdir. Kasık ağrısı, adet düzensizliği, ilişki veya adet döneminde ağrı gibi şikayetlere sebep olabilecek birçok hastalık vardır. Yumurtalık kistlerinin çok büyük bir bölümünde hiçbir belirti ve şikayet meydana gelmez, muayenede tesadüfen saptanır.

Yumurtalık kistlerinin ilk aşama tedavisi nedir?
Yumurtalık (over) kistlerinin birçoğu ilaç tedavisi veya ameliyat yapılmadan kendiliğinden birkaç ay içerisinde kaybolur. Ancak bazı kistlerde ilaç veya ameliyat tedavisi gerekebilir. Bu noktada kistin kendiliğinden kaybolmasını takip etmek için beklemek, doğum kontrol hapı ile tedaviye başlamak veya ameliyat kararı vermek gibi seçenekler belirlenerek, hastanın durumuna göre karar verilir. Tedaviye karar verilirken; kistin boyutu, kistin görüntüsü, kan tahlilinde belirlenen tümör belirteçleri, hastanın hikayesi, hastanın yaşı ve şikayetleri göz önüne alınır.

Hangi kistlerin tedavisinde cerrahi karar alınır?
Yumurtalık kisti aşırı ağrıya sebep oluyorsa,yırtılma, kendi etrafında dönme gibi şüpheler varsa kistin boyu ve özellikleri, hastanın yaşı ve diğer özellikleri ne olursa olsun genellikle ameliyat kararı alınır. Fonksiyonel kistler(follikül ve cluteum kisti) % 80 olasılıkla adet sonrası kaybolur. Eğer kaybolmaz ise doğum kontrol hapları ile % 90 oranında tedavi edilebilir. Bu tedavi ile geçmeyen, yırtılma ve kendi çevresinde dönme, kanama gibi sorunlara yol açan fonksiyonel kistler ile kötü huylu olduğu izlenimi veren(anormal ultrason bulgusu, menopoz dönemi, tümör belirteçlerinin yüksekliği vb.)diğer kistlerin tedavisi cerrahidir.

Yumurtalık kistlerin de cerrahi nasıl yapılır?
Günümüzde over kistlerinin cerrahi tedavisinde altın standart “laparoskopik cerrahi”dir. Bu operasyonlar geniş kesi yapılmadan, yani karın açılmadan gerçekleştirilir. Göbek içinden ve kasık bölgesinde açılan 3 veya 4 küçük delikten bütün işlemler yapılır. Karın içinde gözlenmesi en zor bölgeler endoskopi yöntemiyle rahatlıkla görülebildiğinden tedavim kanı ve başarısı artar. Bu ameliyatlar mikro-cerrahi prensipleriyle yapıldığından, k arın içerisinde ve ameliyat alanlarında minimal hasar meydana gelir, karın içerisinde operasyona bağlı yapışıklıklar daha görülür .Laparoskopik cerrahi diğer jinekolojik problemlerde(miyomlar, dış gebelik vb.) de olduğu gibi teknolojiyi yakından takip eden ve bu işin eğitimini almış olan uzmanlar tarafından başarıyla uygulanır.

Laparoskopik cerrahi hastaya hangi avantajları sağlar?
Laparoskopi; hastayı hastaneden daha çabuk taburcu etme, hastanın sosyal ve iş hayatına daha hızlı başlayabilmesini sağlamasının yanında; karın içerisinde daha az yapışıklıklara sebep olmasından dolayı özellikle çocuğu olmayan hastalarda daha da önem kazanır. Laparoskopik cerrahi sırasında endoskop sayesinde ameliyat bölgesinin daha fazla büyütülebilmesi, ameliyatın daha dikkatli ve ayrıntılı yapılabilmesine de fırsat verir. Vücuttaki kesiler daha az olduğu için ameliyat izi gibi kozmetik sonuçlar açısından da avantajlıdır. Bunların yanı sıra bazı ameliyatlardan sonra rastlanabilen fıtık ve enfeksiyon gibi riskler de çok daha azdır. Ameliyat sonrası hastanın ağrı şikayeti daha az olduğundan genel durumu daha iyidir. Çoğunlukla aynı gün veya ertesi gün taburcu olur. Hastanın ayağa kalkma ve normal fiziksel aktivitesine kavuşması daha kolay ve hızlı gerçekleşir.

Yumurtalık kistlerini önlemek için ne yapılabilir?
Partneri olmayan kadınlar için karından yapılan ultrason ile özellikle rahimde bulunan yumurtalıklardaki kistleri (over kistleri)ve miyomları tespit etme süreci için son derece önemlidir. Ultrasonografik değerlendirmeler, yumurtalıklarda oluşan küçük kistler ile giden ve hormonal pek çok probleme zemin hazırlayan “Polikistik over sendromu”nun tespitini sağlar. Diğer taraftan özellikle şiddetli adet sancıları şikayeti olan genç kızlardaki gizli çikolata kistleri(endometriomalar) ortaya çıkarılabilir. Partneri olan kadın hastalarda dış genital alan gözle değerlendirilir. Genital siğil (kondilom),kitle, ülserasyon, kızarıklık, kist gibi herhangi bir lezyonun, rahim veya idrar kesesinde herhangi bir sarkma (prolapsus)varlığına bakılır. “Spekulum muayenesine”geçilir. Vajinal duvarlar ve serviks (rahim ağzı) olası lezyonlar açısından değerlendirilir. Vajinal akıntı varsa “vajinal kültür örneği” alınarak laboratuara gönderilir. Rutin olarak yılda bir kez smear testi yapılır.

Yaşam kalitesini engelleyecek belirtiler neler?
“Yumurtalık kistlerine bağlı daha ender görülen şikayetler arasında; adet gecikmesi, adet görememe, adet düzensizliği, ilişki sırasında ağrı, adet döneminde ağrı, karında ve kasıklarda dolgunluk, şişlik hissi, karında ele gelen kitle hissi, sık idrara çıkma, kabızlık gibi şikayetlerde sayılabilir. Adet ile ilgili problemler kistin hormon salgılamasına bağlı gelişebilir. Özellikle büyük kistlerde karında şişlik, ele bir kitle gelmesi gibi belirtiler kişinin dikkatini çekebilir.”
Hangi tür kistler kimlerde görülür?

Follikül kisti:
Gençlerde en sık rastlanan kistlerin başında gelir. Gelişen yumurta hücresinin çatlamaması ve büyümeye devam etmesi nedeniyle oluşur. Büyüklükleri genelde 2-4 santimetredir. Oldukça gergin ve içinde berrak sıvı içeren kistlerdir. Herhangi bir komplikasyona neden olmaz. Follikül kistleri genelde adet sonrası kontrol edildiğinde kendiliğinden kaybolduğu gözlenir ve tedavi gerektirmez.

Korpus luteum kisti:
Normalde her yumurtlamadan sonra yumurta hücresinin atıldığı doku farklılaşır,“korpus luteum” adı verilen dokuya dönüşür ve progesteron adı verilen hormon üretilir. Bu doku zaman içinde sıvı birikmesi nedeniyle kistleşebilir. Genelde 3-4 cm büyüklüğündedir.Hormon salgılaması olduğu için adet gecikmesine yol açabilir.Herhangi bir komplikasyon gelişmediği durumlarda tedavi gerektirmez.Genelde adet sonrası kendiliğinden kaybolur.

Endometrioma:
Rahim (uterus)içini döşeyen “endometrium” adı verilen zar tabakasının yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak kistleşmesi sonucu oluşur. Kist içi çikolata kıvamında bir sıvı ile doludur ve bu nedenle “çikolata kisti” de denir. Hastalar doktora kısırlık, ağrılı adet görme, ilişki esnasında ağrı şikayetiyle başvurur. Kist kendiliğinden kaybolmadığı için cerrahi tedaviye gerek duyulur.

Dermoid kist:
20 yaşından küçük kadınlarda en sık görülen kist tipidir. Embriyonel dönemde meydana gelen olaylardan kaynaklanır. Kitlenin içinde saç, deri, diş, kıkırdak parçaları, kemik, sinir hücreleri gibi her türlü doku görülebilir. Şikayet olarak karın ağrısı yapabilir. Cerrahi tedaviye gerek duyulur.

Seröz Kistadenom:
Yumurtalıkta en sık görülen tümörlerdir. En sık üreme çağındaki kadınlarda görülür ve kendiliğinden kaybolmazlar. Çift taraflı olabilirler. Yumurtalığın yüzeyini oluşturan epitel hücrelerinden köken alırlar. Berrak bir sıvı içerirler. Büyüklükleri 5-15 santimetre arasındadır. Genelde yakınma yaratmaz, belirti vermezler. Jinekolojik muayene esnasında ya da ultrasonda tesadüfen teşhis edilir. Nadiren hasta karnında yavaş gelişen bir şişlik nedeniyle doktora başvurur. Cerrahi gerektirir.

Müsinöz Kistadenom:
İyi huylu yumurtalık tümörlerinin % 25 kadarı müsinöz kistadenomlardır. İnsanda görülen en büyük kistik yapılardır. Genelde 15-30 santimetre boyutlarında olabilirler. Kendiliğinden kaybolmazlar ve cerrahi tedaviye gerek duyulur.

Kaynak: Cosmopolitan

Yumurtalık kistleri hakkında bilinmesi gerekenler! Hakkında Yapılan Yorumlar